Skar (İz) Tedavisi
Cerrahi işlemler, yanıklar ve travmalar cilt üzerinde kalıcı ve dikkat çekici izler (skarlar) oluşmasına neden olabilir. Bazı durumlarda bu izler yalnızca estetik bir sorun yaratmakla kalmaz, özellikle eklem bölgelerinde yer aldığında hareket kısıtlılığına da yol açabilir.
Skarlar genellikle tamamen yok edilemez; ancak uygun tedavi yöntemleriyle belirginlikleri azaltılabilir, doku kalitesi iyileştirilebilir ve fonksiyonel problemler büyük ölçüde düzeltilebilir.
Ameliyatsız Skar Tedavi Yöntemleri
Skarın tipi, yaşı, yeri ve hastanın cilt yapısına göre farklı ameliyatsız yöntemler uygulanabilir. Bunlar arasında:
• Dermapen (mikroiğneleme) uygulamaları
• Kök hücre destekli tedaviler
• Steroid enjeksiyonları (özellikle kabarık ve keloid skarlarda)
• Eksozom uygulamaları
• Mikrodermabrazyon
yer alır. Bu yöntemler, skarın dokusunu yumuşatmayı, rengini açmayı ve ciltle uyumunu artırmayı amaçlar.
Cerrahi Skar Tedavisi
Bazı durumlarda cerrahi müdahale gerekebilir. Cerrahi yöntemlerle:
• Skarın yönü değiştirilebilir
• Skar tamamen çıkarılarak daha estetik bir şekilde yeniden kapatılabilir
• Eklem bölgelerinde oluşan skarlara bağlı hareket kısıtlılıkları azaltılabilir
Cerrahi skar tedavisi genellikle diğer destekleyici yöntemlerle birlikte planlanır.
Tedavi Sonucunu Etkileyen Faktörler
Skar tedavisinin başarısı birçok faktöre bağlıdır:
• Hastanın genetik yatkınlığı
• Skara neden olan cerrahi işlem veya travmanın boyutu
• Skarın yerleşimi ve yaşı
• Beslenme durumu
• Uygulanan tedavi yöntemi
• Ameliyat sonrası bakım ve hasta uyumu
Son dönemde, özellikle cerrahi skar tedavileri sonrasında skarın tekrar oluşma riskini azaltmak amacıyla eksozom uygulamalarından da faydalanılmaktadır.
Skarın yapısına ve bulunduğu bölgeye göre, tedaviye yağ enjeksiyonu ve kök hücre uygulamaları da eklenerek hem iz görünümü hem de cilt kalitesi daha da iyileştirebilir.

